Neden Edadi.net üyesi  olmalıyım?
   
 CV bırakmak veya Dadı bulmak  için üye olmanız gerekmektedir.
Üye Olmak İstiyorum
     Dadı Ara
     Dadı Talep Formu
 ANKET 
Kilonuzdan Memnunmusunuz?
 Evet normal kiloluyum ve memnunum
 Memnun sayılırım ama biraz kiloluyum
 Hiç memnun değilim kilom fazla









 DUYURULAR
Web sitemiz yeni şekliyle yayına girmiştir..istek ve önerilerinizi lütfen bizimle paylaşınız..
Çocuğa söz geçirebilmek
  Çocuklar bebekliklerinden itibaren çevreden gelen uyarılara tepki verirler.
Dadı, bakıcı ve bebek
  Bebeklerin dadıya bırakılması gereken bir yaş var mı?

 E-BÜLTEN
 E-Bültenimize mail adresinizi ekleyerek gündemi takip edebilirsiniz.
  E-Mail
 
Köşe Yazıları
  Ayhan Usta
  Esneklik ve Uyum

  Esneklik ve Uyum
 
Günümüz insanına baktığımızda; hayatın her alanında, insan ilişkilerinde gittikçe artan bir ilişkiler ağı ile karşılaşmaktayız. Bilim ve teknolojinin baş döndürücü bir hızla insan yaşamına getirdiği yenilikler bu ilişkileri biraz daha farklılaştırmaktadır.

İnsanlar arası ilişki denince akla ilk gelen İLETİŞİM olgusudur. İlişkilerin temelini iletişim oluşturmaktadır. Bu gerçeklik nedeniyle yaşadığımız çağda gerek bilim adamları gerek sanatçılar ve gerekse çağdaş düşünürler bu konuyla (İLETİŞİM) eskiye oranla daha fazla ilgilenmektedirler.

İş dünyasında çalışanların verimini artırmak, eğitim hayatında etkili ve kalıcı bir eğitim sağlamak, aile ve kısaca tüm toplumun daha huzurlu ve mutlu olmasını gerçekleştirmek kişiler arasındaki iletişimle gerçekleştirilmektedir.

İnsan diğer insanlarla ilişki kurmadan yaşayamayan bir varlık olduğuna göre bir arada yaşadığı insanlarla en etkili iletişimi nasıl sağlanacağını da bilmesi gerekmektedir. Eğer birlikte yaşadığımız insanlarla bunu nasıl sağlayacağımızı bilmezsek; yanlış ya da yetersiz iletişim yanlış sonuçları doğuracağından istenilmeyen durumlarla karşılaşılması kaçınılmaz olacaktır.

Öyleyse konuya biraz bilimsel olarak bakmak ve özellikle kendisine insanı ve insanın davranışını konu olarak seçen Psikoloji biliminin verilerinden bahsetmek yerinde olacaktır.

Kısaca bahsedersek: psikolojik bir varlık olarak üç tip insandan söz edilmektedir.
1-Görsel
2- İşitsel
3-Kinestetik (duygusal-dokunsal)
Bu üç farlı insan tipi aynı zamanda insanlar arasındaki iletişimde bu kanalları kullanan insan tipleridir.

Her insanın etkileşimde bulunduğu kişilerle bu üç iletişim kanalından birini ya da bir kaçını kullandığını artık kesin olarak bilmekteyiz. Öyleyse karşımızdaki birini daha iyi anlamak veya kendimizi daha iyi anlatmak için aynı iletişim kanalını kullanmamız gerekecektir. Ancak en mükemmel iletişim o zaman olacaktır diyebiliriz. (Bu iletişim kanalların özelliklerin neler olduğu ve bunları tespit ederken nelerin esas alınacağı ve nasıl kullanılacağı, kişinin bu alanda yeterince bilgilenmesini gerektirmektedir.)

Bu bilgilerin ışığında, ilişkilerin kalitesini artırmak etkili iletişim kurma, bunun yolu da iletişim kanallarını çok iyi tanımaktır diyebiliriz.

Buraya kadar bütün yaptığımız açıklamalar bize, insan ilişkilerinde karşımızdaki insanı tanıma ve anlamanın, zorunlu olduğumuz iletişimin temelini göstermektedir. Karşımızdaki insanın tanınması ve anlaşılması demek kendimizin dışındaki farklı yapıların farkına varmak ve onları kabul etmek demektir.

Tüm ilişkilerde, insanlar arasında istenilen sonucun ortaya çıkması kısaca UYUMU zorunlu kılmaktadır. Karşımızdaki herhangi bir kişiyle başlangıçta iletişim ve anlaşama konusunda bir sorun yaşıyorsak; göstereceğimiz uyum ve aynılaşma çok kısa sürede sonuç almamızı sağlayacaktır.

Günlük hayatımızdaki kişilerle yaşadığımız sorunlara baktığımızda, hep bu eksikliğin yaratığı sonuçları görmekteyiz. Ya karşımızdakinin bizi hemen anlamsını ya da bizim karşımızdakini hemen anlamayı beklemekteyiz. Çoğu zamanda herkesin bizimle aynı düşünmesini arzulayıp başkalarının düşünce ve davranış farklılıklarına tahammül gösterememekteyiz. Bu durum da iletişimi ve ilişkiyi dolayısıyla anlaşmayı olansız kılmaktadır.

İnsanlarla yaşadığımız bu iletişimsizlikler yüzünden birçok ortamlarda insanlar hayatlarını mutsuz ve çaresiz geçirmekte kısacası sürekli kırılmaktadır. Oysaki bu kırılmaların temelinde, topluluk içinde yaşayan insanların gösteremedikleri ESNEKLİK yatmaktadır, Ne kadar çok esneyebilir ve karşımızdakine tahammül gösterirsek, kırılma olasılığımız da o kadar azalacaktır. Esneme sonucunda karşımızdaki ile aynılaşma yani uyum içinde olma yaklaşımımız da kendimizin anlaşılmasını sağlayacaktır.

ESNEKLİK VE UYUM hem karşımızdakinin bizi anlaması hem de karşımızdakinin bizim tarafımızdan anlaşılması için asla vazgeçemeyeceğimiz bir tekniktir. Arıca, çocuk yetiştiren anne-babaların özellikle bu konuda daha itinalı davranmaları gerekmektedir. Çünkü çocuklarını yarına hazırlayan anne-babalar onlara ihtiyaçları olan en temel davranışları kazandırmaya çalışmaktadırlar. Ancak bu, sanıldığı gibi her zaman kolay olmamakta, hatta tersi durumlarla daha sık karşılaşılmaktadır. İşte tersi durumların olmaması ve çocuğa vaktinde gerekli olan davranışların verilmesi: öncelikle çocuğun çok iyi anlaşılmasına yani onun yerine geçilip bire bir onunla uyum içinde olmaya bağlıdır. Bu anlamda gösterilecek esneklik uyumlu davranışı takip ederek çocuğun karşısındaki yetişkini anlamsını sağlayacak ve bu sayede de en etkili iletişim kurulmuş ve anlaşma gerçekleşmiş olacaktır.
 
Makele okunma sayısı : 631
Yazarın diğer yazıları
Yorumlar
Bu makaleye yorum yapılmamıştır.

Buraya tıklayarak ilk yorumu siz ekleyebilirsiniz..!

Üye Girişi
 
E-Mail
Şifre
 
 

 Köşe Yazıları
   
Belgin Temur
Dadı, Bakıcı Ve Bebek
Olcay Neyzi
Bebek Ve Çocuk Sağlığı
Cezmi Oktay
“çocuğum; Kurmakta Olduğum Dünyam ”
Ayhan Usta
Esneklik Ve Uyum
Seda Mundeden
17 Yaşında Bir Annenin Duyguları
Merve Akyol
Aşırı Korumacı Aile Yapısı
Işılay Bahar
Kızımın Güncesinden..
Elif Şıpka
Bebeğinizi Giydirirken...
Işın Buzcu
Anne Bak ‘’vapur‘’
Melek Usta
Diplomasız En Meşekkatli Meslek : Annelik
Tuğba Aygül
Dadı Olmak Nedir & Ne Değildir?
Burada Yazmak İstermisiniz
Burada Yazmak İstermisiniz ?

  Bebekbakıcı.net Damla İnsan Kaynakları Eğitim ve Danışmanlık Temizlik Gıda Bilişim Sanayii Tic.Ltd. Şti. ne bağlı bir sitedir. Damla İnsan Kaynakları Ltd. Şti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Türkiye İş Kurumu, 22/12/2005 tarihli 100 sayılı izin belgesiyle faaliyet göstermektedir. 4904 sayılı Türkiye İş Kanunu gereğince iş arayanlardan menfaat sağlanması ve ücret alınması yasaktır.